Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, parti genel merkezinde haftalık olağan basın toplantısını gerçekleştirdi. Basının ilgi ile takip ettiği toplantıda Karamollaoğlu ülke ve dünya gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

GEREKEN CEVAP VERİLMELİDİR

İşgalci Siyonist İsrail Devleti tarafından 14 Temmuz günü Mescid-i Aksa’da 3 gencin şehit edilmesi sonrası yaşanan olaylara ve zulme sert tepki gösteren Karamollaoğlu, şöyle konuştu: “İsrail’in Mescid-i Aksa’da yaşattığı zulmü lanetliyorum. Başta İslam âlemi olmak üzere tüm dünyaya, İsrail’in bu vahşetine gereken cevabı vermeleri konusunda uyarıyorum.”

ULUSLARARASI SESSİZLİK İSRAİL’İN VAHŞETİNİ ARTTIRIYOR

İsrail’in yaptığı zulme karşı uluslararası sessizlik ve duyarsızlığın olmasının İsrail’i daha da vahşileştirdiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Hepiniz hatırlarsınız. BM’de İsrail’in yaptığı zulümlere karşın bir rapor yayınlandı. Ancak rapor baskılar sonucu kaldırıldı. Bu tüm dünya için yüz karası bir tavırdır. Böyle çifte standart uygulamalar ve cılız açıklamalar İsrail’i güçlendiriyor.

MÜSLÜMAN YÖNETİCİLERİN DUYARSIZLIĞI ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL

Son yaşanan olayların İsrail’e konusunda laf söylememin artık bir anlamı olmadığını gözler önüne serdiğini belirten Karamollaoğlu, “Lafla peynir gemisi yürümüyor. Çünkü İsrail gerçekten artık laftan değil güçten anlar hale geldi. Aksa, sadece Filistinlilerin değil tüm Müslümanların davasıdır. Bu kutsal mekânı savunmak hepimizin vazifesidir. Ancak buna rağmen Müslüman yöneticilerin bu duyarsızlığını anlaşılır gibi değil. Bize ne oldu? Neden böyle tepkisiz kalıyoruz? Bu sorular hep ortada ancak akla mantığa sığacak bir cevap yok.” dedi.

HER ŞEY BÜYÜK İSRAİL’İN KURULMASI İÇİN

İslam âleminin bugün yaşadığı acı ve zulümlerin neden yaşandığına değinen Karamollaoğlu, “Ortadoğu’da oynanan tek oyun. Tek amaç var. Bunun dışındaki tüm oyun ve amaçlar buna yardım eder. Bu oyun ve amaç ilk başta İsrail’in kurulmasına yönelikti. O oyun amacına ulaştı. Diğeri İsrail’in güçlenmesi idi o sağlandı. Şimdi de ‘Büyük İsrail Devleti’nin kurulması için çalışılıyor. Bunun içinde başta bu bölgenin tahakküm altına alınması gerekiyor. İşte tüm bu yangının sebebi budur.” açıklamasında bulundu.

ZULÜM BİTMEDİĞİ SÜRECE İSRAİL İLE HİÇBİR ŞEKİLDE MÜNASEBET KURULAMAZ

Hükümet ile İsrail arasındaki müttefiklik ilişkilerinin artmasını eleştiren Karamollaoğlu, “Bu yanlıştan dönün’ çağrısında bulundu. Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Gazze ablukası kaldırılmadan. İsrail’in, işgal ettiği bölgelerden çıkmadan ve bu bölgelerde yaptığı zararı karşılamadan İsrail ile hiçbir şekilde münasebet kurulamaz. Sadece biz değil hiçbir İslam ülkesi de kuramaz. ‘Bizim İsrail ile işimiz yok’ demekte yetmez. Bu vahşete karşı gereken tavrı ve cevabı vermek gerekir.”

İNŞALLAH HUZURLU BİR TÜRKİYE’NİN BAŞLANGICI OLUR

15 Temmuz hain darbe girişiminin 1’inci yıldönümünde milletimizin tekrar meydanları doldurduğuna dikkat çeken Karamollaoğlu, “Milletimiz o gece vatanı ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda sahip olduğu kararlılığı bütün dünyaya gösterdi. Böyle bir milletin mensubu olmaktan ne kadar gurur duysak azdır. İnşallah milletimizin bu asil duruşu başta siyasetçiler olmak üzere hepimize örnek olur. İnşallah 15 Temmuz tarihi, bir ihanetin sonu olduğu kadar,  eğitimi milli, ekonomisi güçlü, ülkesi güvenli, hukuku adil, milleti huzurlu bir Türkiye’nin de başlangıcı olarak hatırlanır.”

SAADET PARTİSİ’NE KUMPAS SÖKMEZ

Adlî bilişim uzmanlarının hazırladığı ‘ByLock’ indirilmemiştir raporlarına rağmen 8 gündür İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Av. Mustafa Yaman’ın FETÖ suçlaması ile tutuklu olmasının sert bir dille eleştiren Karamollaoğlu, “Bütün kamuoyunun malumudur ki, FETÖ terör örgütü ile ilişkilendirilmesi mümkün olmayan tek yapı Saadet Partisi’dir. Mustafa Yaman’da, her Saadet Parti’li gibi,  hayatını bu yapı ile mücadeleye adamış bir isimdir. Saadet Partisi’ni bu kirli yapı ile ilişkilendirmeye kalkışmak, adli bir hatadan öte ancak bir proje olarak açıklanabilir. Eğer birileri, Saadet Partisi üzerinden Türkiye’ye yeni kumpaslar kurmaya kalkışıyorsa buna izin vermeyiz. Saadet Partisi’ni kirletmeye kimsenin gücü yetmez. Bunu herkes böyle bilsin.” ifadelerini kullandı.

KIBRIS SORUNU 1974’TE BİTTİ

Kıbrıs Barış Harekâtının 43’üncü yıldönümü ile ilgili de konuşan Karamollaoğlu, yapılan harekât ile akan kanın durduğunu ve adaya barışın geldiğini söyledi. Ancak bugün gelinen noktada Kıbrıs’ın teslimiyetçi politikalar nedeni ile pazarlık konusu haline geldiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, şu açıklamalarda bulundu: “Bir kez daha söylüyorum Türkiye’nin Kıbrıs sorunu diye bir sorunu yoktur. Var olan sorunlar 1974’te sona ermiştir. Türkiye, Kıbrıs’tan asker çekmeği değil gündemine almayı, var olanı güçlendirmelidir. Çünkü 2012 yılında silahlanmada 37. Sırada olan Rumlar, bugün 7. Sıraya yükseldiler. Birde bunun üzerine halkı silahlandırıp Yunanistan’ın desteği ile Milli Muhafız İhtilal Kuvvetleri kuruyor. Soruyorum, acaba bütün bunlar Papua Yeni Gine için mi yapılıyor? Yoksa Rumların ‘Megalo’ ideası için mi?”

BİZİ TARİHTEN SİLECEKLERİNİ SANDILAR ANCAK YANILDILAR

Saadet Partisi’nin 16’ıncı kuruluş yıldönümünü kutlayan Karamollaoğlu, “1971 yılında MNP’yi kapatanlar bizi yok edeceklerini sanmışlardı. Biz MSP ile daha da büyüdük. MSP’yi kapatanlar üzerimize beton dökeceklerini sanmışlardı. Biz Refah Partisi ile daha da büyüdük. 28 Şubat sürecinde Refah’ı ve Fazilet’i kapatanlar bizi tarih sahnesinden sileceklerini sandılar. Ama yine yanıldılar. Yine yanılacaklar. İnşallah Saadet Partisi, Milli Görüş’ün en büyük zaferlerinin, en büyük başarılarının, en büyük hizmetlerinin yaşandığı dönem olacaktır.” diye konuştu.