II. DEVLETİN NİTELİKLERİ VE İLKELER

II. DEVLETİN NİTELİKLERİ VE İLKELER

II. 1. İnsan Hakları ve Özgürlükler

II. 1. 1. Geneş

Üzerinde insanlığın anlaştığı, çoğu uluslararası sözleşmelerde zikredilen ve tabii hukuka aykırı olmayan temel haklara, bütün insanlar doğuştan sahiptirler ve bu haklara dokunulamaz. Bu haklar insan onur ve haysiyetinin koruma zırhıdır.

Saadet Partisi iktidarında, tüm sosyal ve siyasî organizasyonlar, bu doğal hakların korunmasına ve kullanılabilir olmasına hizmet edecektir.

Milletimizin ve onun devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya milletler ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olması, ancak vatandaşlarının temel insan haklarının garanti altına alınmasıyla mümkündür.

Saadet Partisi, insan hakları konusunda milletimizin ve tarihinin kabul ettiği tabii hukukun ortak değerlerinin ve insan hakları ortak değerlerinin belirttiği ve Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ve Avrupa İnsan Hakları Beyannamesindeki hususları uygun görmektedir.

Maalesef bugün Türkiye’de insan haklarını gerçek manada garanti altına alan uygulamaların olduğunu söyleyemiyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde yaşayan herkes hür, onurlu ve haklar bakımından eşittir. Partimiz, devletin; bu ülkede yaşayan herkesin, ırkı, rengi, cinsiyeti, dili, dini, mezhebi, siyasi görüşü, sosyal menşei, serveti veya diğer herhangi bir özelliğini gözetmeden, tüm insan haklarını ve özgürlüklerini garanti altına almasını sağlamak için çalışacaktır.

II. 1. 2. Yaşama ve güvenlik

Yaşama, özgür olma ve kişi güvenliği her bireyin hakkıdır. Devletin en temel görevlerinden birisi kişi güvenliğini temin etmektir.

Herkes yaşama hakkına, maddî ve manevi varlığını koruma, sürdürme ve geliştirme hakkına sahiptir.

Hiç kimseye, zalimane, gayri insani ve haysiyet kırıcı ceza verilemez, işkence yapılamaz; bu tip muameleler hiç kimseye uygulanamaz.

Saadet Partisi, işkence ve kötü muameleyi en büyük insanlık suçu olarak kabul eder; Türkiye’yi işkence, gözaltında ölüm, kayıplar ve faili meçhul cinayetler gibi uygulamaların olmadığı bir ülke haline getirmek için en büyük titizliği göstereceğini kamuoyuna duyurur.

Ülkemizde hiç kimsenin, özel hayatına, ailesine, meskenine ve haberleşmesine keyfi müdahalede bulunulamaz. Onuruna ve kişiliğine dokunulamaz; herkesin bu müdahale ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.

Herkesin ülkede ya da ülke dışında serbestçe seyahat ve ikamet etme hakkı vardır.

II. 1. 3. Düşünce ve ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı

Demokrasinin esas dayanağı düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğü örgütlenme hakkı, öğrenim, öğretim ve inandığı gibi yaşama hakkı demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur. Düşünce ve ifade özgürlüğü, düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, düşünce ve bilgileri her vasıta ile aramak, elde etmek, yararlanmak ve yaymak hakkını gerektirir.

Dernek, vakıf, sendika, oda ya da siyasî parti şeklinde örgütlenme hakkı ile toplantı ve gösteri hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğünün bir parçasıdır.

Bu nedenle Saadet Partisi, sivil toplum kuruluşlarını ve siyasî partileri, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak kabul etmektedir.

Yalan haberi, iftirayı, hakareti ve şiddet çağrısı içeren beyanları, ülkenin bölünmesinin talep edilmesini, ifade özgürlüğü olarak kabul etmiyoruz. Bize göre, düşünce, ifade ve örgütlenme hakkının sınırları, yalan, iftira, hakaret, şiddet ve terördür; hiçbir düşünce ve onun ifadesi, şiddet ve teröre sebep olmadıkça kamu güvenliği ve düzenini tehdit şeklinde değerlendirilemez.

Demokratik sistemlerin vazgeçilmez unsurları olan siyasî partiler farklı görüşlere sahiptirler. Tek tip düşüncenin farklı adlarla örgütlenmesini demokrasi sayan anlayışı doğru bulmuyoruz. Farklı düşüncelere tahammülsüzlüğü ve siyasî partiler üzerindeki baskı ve kısıtlamaları, demokratik anlayışa aykırı,  ilkel bir zihniyetin ürünü olarak görüyoruz.

Bu nedenle Saadet Partisi olarak, düşünceyi ifade ve örgütlenme hakkının korunması ve siyasetin önündeki tüm engellerin kaldırılması, öncelikli hedefimizdir.

İktidarımızda, habere ulaşma hakkı, yorum ve eleştiri hakkı ve yayınlama hakkı tam olarak korunacaktır. Bu hakların, basının doğru bilgilendirme ve toplum adına denetim görevini aşarak, ekonomik ve siyasî çıkar elde etme, kişilik haklarının ihlali ve insan onurunun rencide edilmesi şeklinde kullanılmasını tasvip etmiyoruz. Bunun için gerekli önlemler alınacaktır.

Elbette hak ve özgürlüklerin genel bir sınırlaması da vardır; o da başkasının hak ve özgürlüklerine tecavüz edilmesidir. Saadet Partisi, Türkiye’de hiç kimsenin haklarının başkalarının haklarını; özgürlüklerinin başkalarının özgürlüklerini; mutluluğunun başkalarının mutluluğunu ortadan kaldırma üzerine kurulamayacağını savunmaktadır. Bundan dolayı özgürlükler çatıştığı zaman sınırların adaletle çizilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Devletin ve doğal olarak bu yapı içerisinde yer alan yasama, yürütme ve yargı erklerinin en temel görevi, en geniş anlamda insan hakları ve özgürlükleri korumak ve adaleti tesis etmektir.

II. 1. 4. Din ve vicdan özgürlüğü ve laiklik

Türkiye, din ve laiklik tartışmalarını artık aşmak zorundadır. Bunun için yapılacak iş, evrensel normlara göre bir laiklik tanımı ve uygulamasıdır.

Saadet Partisi, bu ülkede yaşayan herkesin din ve vicdan özgürlüğünü savunur. Herkes din, kanaat ve vicdan özgürlüğüne, ibadet ve dini vecibelerini bireysel ve toplu olarak yerine getirme hakkına sahip olmalıdır. Din, vicdan ve kanaat özgürlüğü temel insan hakları içinde yer alır. Bu hak, dinini tek başına veya topluca, açık olarak ya da özel surette, öğrenim, öğretim, tatbikat ve ibadetlerle açığa vurma ve örgütlenme özgürlüğünü de içerir. Hiç kimse din ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; yine hiçbir kimse ve kurum, din ve kanaatler konusunda bir başkasına zorlama yapamaz.

Devlet; laikliğin gereği olarak din, inanç ve kanaat konusunda taraf olamaz. Bu nedenle devlet, herhangi bir dinin inanç, ibadet ve vecibelerini icbar eden veya bunları yasaklayan bir uygulama içinde bulunamaz. Her konuda olduğu gibi din, inanç ve kanaat konusunda da kendisi bir baskı unsuru olamayacağı gibi toplum kesimlerinden kaynaklanan baskı, dayatma ve şiddet içeren eylemleri önlemekle de yükümlüdür. Devlet, insanların din ve kanaat tercihleri ve bunların gereklerini yerine getirmeleri yolundaki engelleri ortadan kaldırır.

Laiklik, kanunların ilme, gerçeklere, akıl ve insanların tecrübelerine dayanarak yapılmasını gerektirir. Ancak laiklik, asla dinsizlik veya din karşıtlığı olarak algılanamaz; aksine laiklik, bir kimsenin genel ahlâka aykırı olmamak şartı ile inancının gereklerini özgürce yerine getirebilmesi ve devletin bu konularda kesinlikle taraf olmaması ve bu hakları korumasıdır.

II. 2. Demokrasi

Saadet Partisi, herkesin saadetini istemekte, bunun da ancak barış ve kardeşlik, hürriyet, adalet, refah ve saygınlıkla mümkün olacağının idrak etmektedir.

İnsan maddî ve manevî varlığı ile bir bütündür.

Sosyal bir varlık olan insan diğer insanlarla birlikte oluşturduğu siyasal ve sosyal organizasyonları yönetme hakkına sahiptir.

Egemenlik, doğrudan halk oylaması yoluyla, ya da bireylerin gerçek serbest seçimler yoluyla ve eşit tanıtma şartları içinde, seçtikleri temsilcileri aracılığıyla kullanılır. Millet tarafından TBMM’ne verilen egemenliği kullanma hakkı, hiçbir kişi veya kuruma kısmen ya da tamamen devredilemez.

Bunun dışında kalan işlerle ilgili alanın düzenlenmesi, yine eşit hak ve özgürlüklerin korunması ve zarar görmemesi, nimet ve külfetlerin, görev ve yetkilerin adil dağıtılması ve paylaşılması hususunda demokratik usul ve esaslar geçerlidir.

II. 3. Hukukun üstünlüğü

      Temel Esas, kaba kuvvetin değil, hakkın üstün tutulmasıdır.              

Saadet Partisi, insan haklarına dayalı demokratik devlet yapısı için, hukukun üstünlüğünü vazgeçilmez esas olarak görür.

İnsan haklarının dokunulmazlığını temin için, tabii hukuk ve adalet ilkeleri dâhilinde, önceden anlaşılmış ve ilan edilmiş kurallara ihtiyaç vardır. Bu kurallar tüm erkleri kullananları ve tüm bireyleri bağlar. Bu kuralların insan haklarının dokunulmazlığını koruması ve herkese eşit ve adil bir şekilde uygulanması hukukun üstünlüğünü oluşturur.

Saadet Partisi; hakkı üstün tutan bir anlayışa sahiptir. Bu nedenle gücün hukukunu reddetmektedir. Biz, hukukun gücünü, hukukun üstünlüğünü savunan geleneğin temsilcileriyiz. Kaba kuvvete karşı hakkı, hukuku, adaleti savunuyoruz. Partimiz, hukuka dayalı bir düzen, hakka dayalı ilişkiler ve adaletin belirlediği paylaşım için siyaset yapar.

Saadet Partisi; siyasi hedefleri olarak belirlediği, gerçek demokrasi, insan hakları, özgürlükler, kalkınma, refah, barış ve sosyal dayanışmanın, ancak bir hukuk devletinde gerçekleşebileceğine inanmaktadır. Bu nedenle Saadet Partisi, hukukun üstünlüğünün tam bir savunucusudur.

Ülkemizde ‘Hukuk Devleti’ anlayışının sorunlu olduğu herkes tarafından ifade edilmektedir. Gerçek bir hukuk devleti oluşturulması için, başta Anayasa olmak üzere, yasalarda ve uygulamalarda bazı düzenlemelere ihtiyaç vardır.

 Kanun devleti demek,  hukuk devleti demek değildir; hukuk devleti, kanunları tabii hukuka, hakka ve adalete uygun olan devlettir.

Tabii hukuk şu dört temel hak üzerine şekillenir:  Doğuştan var olan temel insan hakları, Emek harcanarak kazanılan haklar, Karşılıklı rıza ile yapılan sözleşmelerden doğan hak ve ödevler, Adaletin gereği olarak doğan haklar.

II. 4. Sosyal devlet

Anayasanın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında devletimiz “Sosyal Bir Hukuk Devleti” olarak tanımlanmıştır.

Devlet, halka hizmet için vardır. Sosyal devlet, halkın bütününü gözeten; hizmetlerinde tüm halkın ihtiyaçlarını karşılamayı görev sayan devlettir. Sosyal devlet, refah ve gelir dağılımı bakımından da, zümrevi ve bölgesel dengesizlikleri giderecek tedbirlere öncelik verir.

Saadet Partisi sosyal hakların elde edilmesini ve kullanılmasını, milletimizin tüm fertleri için sağlamayı görev sayar.

II. 5. Ahlâk ve maneviyat

                Ahlâk ve Maneviyat en önde yürüyen bayrağımızdır.

                 Ahlâkî ve manevî değerlere bağlı milletlerin büyük uygarlıklar kurduklarına, bu değerlerden uzaklaşanların ise güçlerini yitirdiklerine tarih şahittir. “Yaşanabilir bir Türkiye”, “Yeniden Büyük Türkiye”nin ve “Yeni Bir Dünya”nın ancak ahlâk, maneviyat ve adil bir düzen temeli üzerinde kurulacağına inanıyoruz. Bu nedenle Saadet Partisi olarak, güzel ahlakın kökleşmesini ve geliştirilmesini toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi ve ülke fertlerinin saadete ulaşabilmesi için zorunlu görüyoruz.

Saadet için zorunlu olan yukarıda belirtilen beş temel şart ancak “önce ahlâk ve maneviyat ” prensibi ile gerçekleşebilir.



I. GİRİŞ
II. DEVLETİN NİTELİKLERİ VE İLKELER
III. DEVLETİN YAPISI VE HİZMETLERİ
IV. EKONOMİ
V. DIŞ POLİTİKA
VI. SONUÇ

Sayfa yükleniyor. Lütfen bekleyiniz.