Tokat Saadet Partisi'nden Cübbeli Ahmet Hoca, Deprem ve Belediye Hakkında Açıklama

Saadet Partisi Tokat İl Başkanı Bilal Metehan Aydın Düzenlediği Basın Açıklamasıyla Gündeme Dair Konuların Değerlendirmesini Yaptı.

 14 Aralık 2011 , Çarşamba  17:48
Tokat Saadet Partisi'nden Cübbeli Ahmet Hoca, Deprem ve Belediye Hakkında Açıklama
Bu yazı Teşkilat bölümü'nde 12.14.2011 tarihinde yayınlandı

Saadet Partisi Tokat İl Başkanı Bilal Metehan Aydın düzenlediği basın açıklamasıyla gündeme dair konuların değerlendirmesini yaptı. 

Öncelikle son günlere damgasını vuran ve kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün tutuklanması ile alakalı olarak; "Masumiyet karinesi, suçsuzluk ilkesi suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilemeyeceğini" ifade eden Aydın şöyle devam etti: 

"Son günlerde İsmailağa Cemaati mensupları ile ilgili gözaltı, tutukluluk ve diğer tartışmalar tarafımızdan da yakından takip edilmektedir. 
Konu adli makamlara intikal ettiği için, konuşulanlarla ilgili, şahsi yorumlara girmeden, adli sürecin bir an önce tamamlanmasını beklemek, herkesin mutlaka uyması gereken genel bir ilkedir. Hiç kimse kendisine bir suç isnat edilen kişi ile ilgili sadece medyadaki açıklamaları yeterli görerek kamuoyunu yönlendirme gayreti içine girmemelidir. Biz de bu adli sürecin bir an önce tamamlanarak her şeyin bütün açıklığıyla ortaya çıkmasının takipçisi olacağımızı bu vesile ile burada ifade etmek isteriz.

            Bizim dikkat çekmek istediğimiz asıl nokta, özellikle bu cemaatin bir araya geldiği bölgenin jeopolitik konumudur. Bundan önce aynı bölgede iki hocanın şehit edilmesi ile ilgili kafalardaki soru işaretleri henüz netleşmemiştir. Bu olayların failleri tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. 

            Kamuoyu bu gelişmeleri aynı bölgede bulunan Patrikhanenin etki alanını genişletmek için dış istihbarat birimleri tarafından yapıldığı yönünde bir kanaate sahiptir. AB’nin azınlıklarla ilgili dayatmaları, Ekümeniklik tartışmaları, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılma görüşmeleri, Batılı ülkelerden ülkemize gelen her üst düzey yöneticinin ikinci ziyaret adresinin Fener Rum Patrikhanesi olması da, bu algının güçlenmesine neden olmuştur. 

            Ülkemiz kamuoyu, adli süreç sonucu, hangi karar çıkarsa çıksın bu bölgeye olan hassasiyetini korumalı ve sahip çıkmalıdır. Bu tarz korkutmaları kullanarak, devletiyle, milletiyle hiçbir problemi olmayan bu insanların, bölge ile oluşan bağı zayıflatılmak istenmektedir. Her bir yeni gelişme de bu hedefin hayat bulması için kullanılmaktadır. Masumiyet karinesi, suçsuzluk ilkesi suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilemeyeceğini ifade eder. Şüphesiz her şeyin en doğrusunu Allah bilir." dedi.

*       *        *        *   


Gündemin ikinci konusu olarak ise Tokat Milletvekili Sayın Orhan Düzgün’ün mecliste yapmış olduğu konuşmada dile getirdiği deprem hususuna değinen AYDIN;

"İlimiz Tokat en son 1939 Erzincan ve 1942 Erbaa depremlerinde büyük oranda can ve mal kaybına uğramıştır. Aradan geçen 70 sene boyunca bölgemizde kayda değer büyük deprem meydana gelmemiştir. Bilindiği üzere 1600 km uzunluğundaki Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan ilimiz, Kuzey Anadolu Fayının Kelkit vadisinin Kuzeyindeki arazi Doğuya doğru hareket ederken, Güneyindeki kısımlar Batıya doğru hareket etmektedir. Bu durum da bölgemizdeki depremleri tetiklemektedir.

 

1997 yılında çıkartılan Deprem yönetmeliği ile o seneye kadar yapılmış hemen hemen tüm binalar çürük yapılar haline gelmiştir. Şehir merkezine baktığımızda mevcut binaların %80 inin bu yönetmelikten önce yapılmış olması sebebi ile büyük risk taşımaktadır. 5 Aralık 2008 de çıkan "Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği’ ile yeni yapılan binalar dışında kalan eski binalarında 10 yıl içerisinde ısı yalıtımı yapmaları gerekmektedir. Şehrimizin birçok bölgesinde eski binalarımızda yapılan yalıtımlarda görülmektedir.

Ancak yapılan bu yalıtımların binanın taşıyıcı sistemine bir faydası bulunmamaktadır. Bu sebepledir ki; Bu tür yalıtım işine giren vatandaşlarımızın bundan önce binalarının güvenliğini de sağlamaları nı tavsiye etmekteyiz. Zira 2002 yılından önce yapılan binalarımızın tamamında elle beton dökümü dediğimiz teknikler ile laboratuar ve analiz sonuçları dikkate alınmadan orantısız olarak ustaların insayitifi ile hazırlanan karışımlar ile beton dökümü gerçekleşmiştir. Tüm Türkiye’de olduğu gibi ve en son Van depremin de de karşılaştığımız üzere bu tür karışımlar istenilen beton kalitesinin çok çok altında değerler ile karşımıza çıkmaktadır. Bu da binalarımızın deprem anında istediğimiz performansı göstermemesine sebebiyet vermektedir. Bu sebepledir ki; Vatandaşlarımızın kendi güvenlikleri açısından binalarını bu tür sıkıntılara karşı kontrol ettirmesi gerekirse de güçlendirmesi gerekmektedir.

Tabi ki bu hususta en büyük sorumluluk belediyemize düşmektedir. Belediyemizin öncü olacağı bir oluşum ile Tokat şehrimizin risk haritaları ve riskli olan binaları tespit edilmelidir.  Bu kapsamda betonarme yapılaşma dışında kalan iç bölgelerimizde vatandaşlarımız mağdur edilmeden derhal kentsel dönüşüm projeleri hazırlanmalıdır. Bu sayede de hem yeni imar alanları açılarak müteahhitlerin ve gerekirse TOKİ nin bu bölgelere girmesi teşvik edilmeli hem de bu sayede şehrimizin Trafik sıkıntısını açacak yeni güzergahlar temin edilmelidir. Zira vatandaşlarımız bilinçlendirilmediği ve kendi haline bırakıldığı sürece meydana gelebilecek sıkıntıları tüm vatandaşlarımız çok acı bir şekilde yaşayacaktır. İş işten geçtikten sonra da sorumlu bulma gayretine düşülmemelidir. Dileriz Rabbim Tüm Vatandaşlarımızı Bu Tür Afetlerden Muhafaza Etsin ve Büyük Acılar Bir Daha Göstermesin." dedi.

*          *          *          * 

Gündemin diğer bir maddesi de geçtiğimiz hafta yapılan basın toplantısında dile getirildiği üzere Belediye Başkanı Adnan Çiçek’in seçim taahhütlerinde bulunan 60 proje ile alakalı olarak yapmış olduğumuz bir değerlendirme ve AKP İl Başkanının verdiği cevaplar vardı.

Seçimler öncesi 60 ayda 60 proje vaadinde bulunduğu halde ve üzerinden 2,5 sene geçmesine rağmen henüz hiçbir projenin hayata geçirilmediğini belirten AYDIN şöyle devam etti: "Bu açıklamamız da beyan ettiğimiz üzere bu 60 projenin tamamının seçimlerden önce TAMAMLANACAĞINI ifade etmenin
  halkımızı umutlandırmaktan öteye gidemeyeceğini Sayın Ak Parti İl Başkanı Eyüp Eroğlu’'nun da bu vaadinin de aynı yanılgıda olduğunu ifade etmiştik.

Kendisinin ertesi gün yapmış olduğu basın toplantısında beyan ettiği 'Bir başka siyasi partinin bana bir söylemde bulunma hakkı yoktur' ifadesinin düşünülmeden sarf edilmiş bir söz olduğu kanaatindeyim. Zira Saadet Partisi Ak Partinin siyasi bir unsuru değildir. Saadet Partisi ve Milli Görüş kurulduğu günden beri yapmış olduğu hizmetler ile tüm halkımız tarafından Taktir edilmektedir. 1994 – 2004 yılları arasında yapmış olduğu üstün belediyecilik hizmetleri ile de Tokat’ta halen hatırlanmakta ve aranmaktadır. Zira 'İş Bilenin, Kılıç Kuşananındır.'

Günümüz itibariyle Muhalefet te kalan böyle bir partinin il başkanı olarak yapacağımız eleştiriler de şüphesiz demokrasinin bir gereğidir. Yapmış olduğumuz bu eleştirinin doğruluğu veya yanlışlığı zaman içerisinde kendini gösterecektir. Umarız Sayın Eroğlu’ nun da Taahhütü olan bu projelerin  60.sı olarak  Sulusokak – Haş Dağı Teleferik Projesi tamamlanır ve kendisi ile birlikte Tokat manzarası izleriz.

Çabamız, daha bilgili, daha ilgili, daha gelişmiş daha müreffeh bir Türkiye, ve Tokat içindir." diyerek açıklamalarını sonlandırdı...







 
Sayfa yükleniyor. Lütfen bekleyiniz.