Soygunun Diğer Adı Emlak Vergileri
Mücahit Yanılmaz: 'AK Parti ve CHP'li Belediyeler emlak vergilerine fahiş zamda adeta birbirleriyle yarışıyorlar'
 27 Mayıs 2010 , Perşembe  11:01
Soygunun Diğer Adı Emlak Vergileri
   
Bu yazı Haberler bölümü'nde 27.05.2010 tarihinde yayınlandı
EMLAK VERGİLERİNE REKOR ZAM
Bina, arsa ve arazilerin vergi değerleri, bu yıl yeniden belirlendi. Söz konusu yerlerin Emlak Vergisi'ne esas alınan vergi değeri, dört yılda bir ilgili belediye başkanlarının başkanlığında kurulan bir komisyon tarafından yeniden hesaplanıyor.

Emlak vergisi, yaklaşık 22 milyon vatandaşımızı ilgilendirmektedir.

Türkiye’nin dört bir tarafında belirlenen 2010 yılı emlak vergi oranları beraberinde birçok adil olmayan oranlarında ortaya çıkmasına vesile oldu.

Bir çok ilimizin bazı  mahallelerinde %4000 (yüzde dört bin)’lere varan zam oranları  söz konusudur. Ak Parti ve CHP’li belediyeler emlak vergilerine fahiş orandaki zamlarla birbirleriyle yarışır duruma gelmişlerdir.

Türkiye genelinde 2010 yılı  emlak vergilerine uygulanan fahiş zam,geçim sıkıntısı  içinde olan halkımıza yapılmış olan en büyük haksızlıktır.

Belediyeler, belediye bütçesini iyi yönetememenin ve bütçeyi çar çur etmenin cezasını emlak vergilerindeki haksız artış oranlarıyla halkımıza kesmektedirler.

Plansız, müsrif yönetim anlayışı,küçük yatırımlara harcanan çok büyük açılış törenleri,açılışlarda sanatçılara ödenen çok büyük ücretler ve imaj oluşturmak için harcanan çok büyük paraların faturası vatandaşımıza çıkarılmaktadır.

Bilindiği gibi emlak vergileri dört yılda bir yeniden belirlenmektedir.2010 yılı  emlak vergilerine yapılan zamlar belediyelerin yanlış yönetim sonucu bütçe açıklarını halkımız üzerinden kapatmaya yöneliktir.

2010 yılı  emlak vergilerine belediyeler tarafından %100’lerden %1000’lere hatta bir kısım yerlerde %4000’lere varan zamların yapılması  vatandaşlarımız tarafından şaşkınlıkla karşılanmıştır.

Öyle görülüyor ki, plansız, müsrif yönetim anlayışının ve imaj belediyeciliğin faturası halkımıza çıkarılıyor. Belediyeler, yanlış yönetimler sonucu içine düşürüldükleri borç ve faiz batağından çıkışın çaresini milletin malında görmektedir. Emlak vergileri adeta 1940’lı yıllarda CHP’nin varlık vergisine dönüştürülmektedir.

Bu yöntem çözüm değildir. Memur ve işçiye % 2–3 zammı çok görüp, vergileri ise onlarca, yüzlerce kat arttırmak adalet değildir, haksızlıktır. Belediyeler vatandaşı finans kaynağı olarak görmekten vazgeçmelidirler.

Emlak vergi değerlerindeki bu artış aynı zamanda tapu harçlarının da aynı oranlarda artışı demektir. Yani hem belediyeler hem de hazine, açıklarını  kapatmak için gözünü vatandaşın evine, dükkânına, arsasına dikmişe benziyor.
 
ELAZIĞ/KEBAN'IN GECEKONDUSU, BOĞAZIN ALTI YALISINA BEDELMİŞ!
Belediyenin önemli bir geliri mahiyetinde olan bu vergiyi daha fazla toplamak için bazı belediyelerin eski değerlerde çok yüksek artışlara gittiği görülüyor. İller arasındaki dengesizliklerin yanı sıra aynı ilde il merkezi ile ilçelerin birim değerleri arasında bile uçurum olduğu gözleniyor. Son tespitlerde Elazığ-Keban'daki Baraj Mahallesi'nin metrekare birim değeri 10 bin lira olarak belirlenirken, İstanbul'da Boğaz'a nazır yalıların sıralandığı Yeniköy Mahallesi Yalı Sokağı'na 1.600 lira değer biçildi. Aynı şekilde Beylerbeyi'nde Yalı Boyu Caddesi'nin metrekare birim değeri de 2 bin 400 lirada kaldı.

Yine, İstanbul’un bazı ilçelerinde aynı özellikteki caddeler arasında büyük farklılıklar bulunduğu gibi (Örn. Bağdat caddesi- İstiklal caddesi farkı), aynı ilçenin farklı mahallelerinden geçen aynı caddesinde (Örn. Ümraniye Alemdağ caddesi) dahi farklı değerler belirlenmiştir. Aynı mahallede yer alan sokaklar arasında dahi anormal farklılıklar bulunmaktadır. Veriler incelendiğinde hiçbir kriter gözetilmediği, özensiz bir şekilde değer tespiti yapıldığı görülmektedir.

NE İLLER ARASINDA, NE DE İL İÇİNDE DENGE VAR
 Birim değerlerin tespitinde, coğrafi durum, sosyoekonomik düzey ve gelişmişlik gibi ölçütler göz ardı edildi. Bu nedenle de iller arasında büyük dengesizlikler meydana geldi.

En yüksek birim değer, İstanbul'da 25.500 lira, Bursa'da 10.000 lira, Ankara ve Antalya'da 6.000 lira ve İzmir'de 4.076 lira düzeyinde bulunurken, bu rakam Niğde'de 856 lira, Hakkari'de 830 lira, Tunceli'de 108 lira, Bitlis'te 90 lira, Giresun'da 1.400 lira, Amasya'da 450 lira, Kars'ta 170 lira, Iğdır'da 25 lira, Zonguldak'ta 3.000 lira, Van'da 1.250 lira, Bolu'da 301 lira, Kütahya'da 1.500 lira, Malatya'da 1.900 lira, Erzurum'da 420 lira, Edirne'de 400 lira, Çorum'da 1.840 lira, Çankırı'da 300 lira, Kayseri'de 900 lira, Gümüşhane'de 1.250 lira, Diyarbakır'da 1.500 lira, Mardin'de 35 lira, Gaziantep'de ise 440 lira oldu. Aynı şekilde Mersin'de en yüksek metrekare birim değer 160 lira, Aydın'da 487 lira, Balıkesir'de 2.500 lira, Manisa'da da 4.500 lira şeklinde tespit edildi.

Vergi değerlerini tespit ederken ölçüsüz davranan bazı belediyeler vatandaştan gelen yoğun tepkiler üzerine,  Emlak Vergisi yüksek çıkan cadde yerine binanın arka cephesinin bulunduğu değeri düşük olan sokağı esas alarak vergi değerini düşürmeye çalışmak gibi hileli usullere başvurmuşlardır.

İstanbul’un ilçelerini göz önüne alarak bir değerlendirme yaptığımıza CHP ile AK PARTİ’li belediyelerin birbirleriyle zam yarışına girdiklerini görmekteyiz.

 İlçe ortalamaları alındığı  zaman İstanbul’da en fahiş artışlar şu ilçelerde gözüküyor.
 
İstanbul İlçesi Yüzde Artış
Beyoğlu   1169
Başakşehir   864
Güngören 693
Fatih-Eminönü 525
Küçükçekmece 473
Esenler 403
Şişli   363
Arnavutköy  354
Fatih  349
Maltepe  339
Sultanbeyli  262
Eyüp  233
Avcılar  227
Esenyurt  201
Tuzla  190
Kartal   174
Kadıköy  154
Ümraniye 146
Bağcılar  145
Bahçelievler   129


CHP’li başkanların yönetimindeki belediyelerde de durum hiç farklı değil. Maltepe; % 349, Avcılar % 227, Kartal: 174, Kadıköy %154. SARIGÜL’ün Şişli ortalaması ise % 363.

Görüldüğü gibi vergilerde fahiş artışlarda CHP ve AK Parti adeta yarış içerisinde olmuşlardır.

Çözüm; zihniyet değişimidir
Belediyelerin bugün geldiği nokta, maalesef 1994 yılı öncesi ile benzerdir. Belediyeler borç batağına düşürülmüş, rutin giderlerini dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Personel maaşını ödemek için bankalardan ipotekli kredi almaktadır. İsraf düzeyindeki harcamalarını kısmak yerine, İller Bankası alacaklarını teminat göstererek bankalardan faizle kredi almaktadır. Böylece halkın geleceği de ipotek altına alınmaktadır. Lüks harcama için tek örnek dahi durumu izaha yetmektedir. Maaşları ödeyebilmek için kredi alan belediye yöneticileri lüks makam aracı kiralamaktan taviz vermemektedir.

Belediyelerin plansız ve kötü  yönetiminin faturasını halkımıza ödetmeye çalışması  kabul edilemez. İçine düşülen bataktan kurtuluşun çaresi “zihniyet ve yöntem değişimi” dir. Çare, sadece başkanının reklamını düşünen “imaj Belediyeciliği”nin yerine hizmette verimliliği esas alan “vatandaş odaklı” belediyecilik anlayışını getirmektedir.

MİLLİ  GÖRÜŞ FARKI
Milli Görüş belediyeciliğinin uygulandığı Şanlıurfa ve Tavşanlı başta olmak üzere diğer SP’li belediyelerde ise emlak vergilerine yapılan zamlar %35 civarlarında kalmaktadır.Bu da Milli Görüş Belediyeciliği ile diğer belediyecilik farkını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.


4
 
Politikalarımız
 
 
Yayınlarımız