Saadet Partisi Muğla İli Merkez İlçe 3. Olağan Kongresi
Saadet Partisi Muğla İli Merkez İlçe 3. Olağan Kongresi Muğla Petek Otel'de Büyük Bir Coşku İle Gerçekleştirildi.
25 Aralık 2011 , Pazar 15:28Saadet Partisi Muğla İli Merkez İlçe 3. Olağan Kongresi Muğla Petek Otel’de büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Kongrede partililer, salonu hınca hınç doldurdu. Salonu selamlayan Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Hüseyin TÜMENCİ, Milli Görüşçüler olarak ecdatlarından aldıkları emaneti sağ salim gelecek nesillere aktarmanın temel görevleri olduğunu ifade etti.
Tümenci, “Saadet Partisi olarak birinci hedefimiz, Yaşanabilir bir Türkiye kurmaktır. Askerlik çağına gelmiş çocuğunu analar, babalar askere gönül rahatlığı ile gönderemiyor. Çünkü Türkiye yaşanabilir bir ülke olmaktan çıkmıştır.
İkinci hedef, Yeniden büyük Türkiye'yi kurmaktır. Yeniden büyük Türkiye demek, bir zamanlar büyük Türkiye olan, Fatihlerin, Yavuzların, Kanunilerin Türkiye'sidir. Biz kuramazsak yazıklar olsun bize.
Üçüncü hedef ise, İslam birliğini tesis etmektir. Dördüncü aşama, yeni bir dünya kurmaktır.
Emin olun ki bunlar olmayacak şeyler değildir. Bu dünyada herkese yetecek kadar yer de var, yiyecek de var, ama adil bir düzen yok. Sömürgeciler yüzünden milyonlarca insan açlığa, sefalete mahkûm edilmiştir. Bu dünyaya kim nizam verecek, elbette “Milli Görüşçüler"
Bir davanın haklılığı geçici kuru kalabalıklar değil, ilahi iradeye uygunluğudur. En büyük zaferler geçici kalabalıklarla değil, çelikten imana sahip, ne yapmak istediğini bilen, imanlı kadrolarla kazanılır. Zaman zaman 'kaç sefer bölündünüz' şeklinde sorularla karşılaşabilirsiniz. 'Sizde bir yanlışlık var, ayrılanlar şu mevkie geldi' gibi sözlerle karşılaşırsınız. Bu tür ayrılıklar tarihte ilk defa olmuş değildir. Sırat el müstakim üstünde yürüyenlerde bu tür kopmalar olur.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde bizlere her örnekler vermiştir. Kuran-ı Kerim'de Bakara suresi 246'ncı ayete bakarsanız; İsrail oğulları baştaki peygamberlerine 'bize cihat için ruhsat verilsin de cihat edelim' dediler. Peygamberler de 'sakın bu ruhsat verilince vazgeçmeyin' dediler. 'Niye vazgeçelim' diye cevap verdiler. Daha sonra onlara ruhsat verildi; ancak ruhsat verilince çoğu kişi vazgeçti.
Bir davanın haklılığı geçici kuru kalabalıklar değil, ilahi iradeye uygunluğudur. En büyük zaferler geçici kalabalıklarla değil, çelikten imana sahip, ne yapmak istediğini bilen, imanlı kadrolarla kazanılır. Zaman zaman 'kaç sefer bölündünüz' şeklinde sorularla karşılaşabilirsiniz. 'Sizde bir yanlışlık var, ayrılanlar şu mevkie geldi' gibi sözlerle karşılaşırsınız. Bu tür ayrılıklar tarihte ilk defa olmuş değildir. Sırat el müstakim üstünde yürüyenlerde bu tür kopmalar olur.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde bizlere her örnekler vermiştir. Kuran-ı Kerim'de Bakara suresi 246'ncı ayete bakarsanız; İsrail oğulları baştaki peygamberlerine 'bize cihat için ruhsat verilsin de cihat edelim' dediler. Peygamberler de 'sakın bu ruhsat verilince vazgeçmeyin' dediler. 'Niye vazgeçelim' diye cevap verdiler. Daha sonra onlara ruhsat verildi; ancak ruhsat verilince çoğu kişi vazgeçti.
Şimdi soralım ayrılanlar mı haklı, yoksa kalanlar mı kusurlu. Hak yoldan ayrılmadan canla başla çalışan siz hak yolun yolcularını kutluyor, Sizleri Allah’a emanet ediyorum.” Şeklinde konuştu.

Etiketler : 