|
Mayıs 2010 Ekonomi Raporu
Genel Başkan Yardımcımız Ertan Yülek'in partimiz ekonomi kurmayları ile hazırladığı raporu...
24 Mayıs 2010 , Pazartesi 11:07
Raporun tamamını indirmek için sağ üstte bulunan dökümanı tıklayınız...
One Minute; Ama Sonrası! Başbakan’ın Davos’taki One Minute’nun sadece Başbakanı İslam Dünyasında bir nevi kahramanlaştırılmasından başka bir kıymeti harbiyesi yoktur. Saadet Partisi’nin Çağlayan’daki muazzam mitinginin tesiri ile sayın Başbakan Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı ile tartışmasına ‘One Minute’ damgasını vurmuştu. Ama Genel Başkanımız sayın Numan Kurtulmuş adı geçen mitingde ve sonra ki konuşmalarında AKP’nin İsrail’e karşı bir takım yaptırımlar yapmazsa samimiyetine inanılmayacağını beyan etmişti. Bunlardan en önemlisi İsrail’in esas gücünün diplomatik alanda olduğunu, yapılacak işinde İsrail’i diplomatik alanda zayıflatmak ve yalnızlaştırmak olduğunu ifade etmişti. Şimdi düşünelim! Sayın Başbakan o günden beri devamlı olarak İsrail’e sözle sataşıyor, İslam dünyasında puan topluyor. Tabir-i caizse kahramanlaşıyor. Ama diplomatik ve stratejik alanda hep tersi yapılıyor. İşte bazı misaller:
1-) Sayın Başbakan ABD’ye gittiğinde Amerika’daki ilk olarak Amerika’daki Yahudi kuruluş temsilcilerini kabul etti ve Türkiye’nin İsrail’e temel politikalarda karşı olmadığını beyan etti.
2-) Aynı tarihlerde Viyana’da Uluslar arası Atom Enerji Ajansının toplantısında İsrail’in Nükleer Silahları ile ilgili müzakere açılması tartışılıp, esas gündeme alınıp alınmaması konusu görüşülürken Türkiye dışarı çıkıp oylamaya iştirak etmeyerek zımnen İsrail’le beraber hareket etti.
3-) Yapılan oylama sonucu mesele gündeme alındı. Gündemde müzakere edildi. İsrail’in nükleer silahlarının Uluslar arası Atom Enerji Ajansınca kontrolü için yapılan oylamada bu defa Türkiye çekimser oy kullanarak yine zımnen İsrail’i diplomatik alanda destekledi.
4-) Yıllardan beri parası ödenen Heron tipi insansız 10 adet, 180 milyon dolar tutarındaki İsrail uçaklarının teslimi bir türlü yapılmıyordu. Milli Savunma Bakanlığı bu gecikmelere hiçbir yaptırım kullanmadan tabir-i caizse yalvar yakar 2-3 uçak alınabildi. Gerisi hala duruyor.
5-) Daha sonra Tel’aviv’de, meşhur alçak sandalye hadisesi oldu. Büyükelçi çağırıldı. İsrail devleti özür dilemedi. Ama Dışişleri Bakan yardımcısının şahsi özür dilemesi ile AKP Hükümeti bu hakareti bir nevi hoş görerek mesele kapatıldı.
6-) Türkiye Milli Savunma Bakanı İsrail’e gitti ve çok samimi görüşmeler yapıldığı beyan edildi.
7-) İsrail Genelkurmay başkanı, Türkiye Genelkurmay başkanlığınca tertiplenen terörle mücadele Sempozyumuna davet edildi. İsrail Genelkurmay başkanı Genelkurmay başkanımız ile çok samimi görüşmeler yaptı. Hatta “Başbuğ ‘Benim en samimi arkadaşımdır. Birbirimizi çok severiz. Her zaman birbirimizle görüşürüz.”dedi.
8-) Son günlerde sayın Başbakan Türkiye’deki Yahudi Teşkilatı mensupları ile görüşürken ‘ Söylenenlere bakmayın. Benim referansım sizlersiniz’ dedi. Yahudi Teşkilatı mensupları sayın Başbakandan memnuniyetlerini kamu oyuna açıkladılar.
9-) AKP’nin İsrail’le olan münasebetinin gerçek yüzü son olarak İsrail’in OECD’ye kabul edilmesiyle ortaya çıktı. OECD 1961’de kurulmuş bir ekonomik teşkilattır. Merkezi Paris’tir. OECD’nin Türkçe açılımı İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’dır. İngilizcesi (Organization for Economic co-operation and Development)’dir. Bu teşkilata yeni üye alınabilmesi için oy birliği şarttır. Üyelerden biri bile hayır dese yeni üye alınamaz. Yani her üyenin veto hakkı vardır. İsrail yıllardan beri bu teşkilata üye olmak ister, ama alınmazdı. Şimdi, hem de Türkiye’nin en etkin olabileceği zamanda Türkiye İsrail’in OECD’ye girmesinde veto’sunu kullanmadı ve İsrail yıllardan beri beklediği ve bir türlü kabul edilmediği OECD’ye kabul edildi. Etiketler : ertan yülek, ekonomi raporu, one minute, uranyum, iran, cari açık, faiz, enflasyon, israil, oecd, |
||||||||
|
||||||||