Gençlik Seferberliği Karadeniz Turu Tamamlandı

Saadet Partisi Genel Merkez Gençlik Kollarının başlatmış olduğu 'Gençlik Seferberliği' Karadeniz Bölgesindeki Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük, Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun illerinin ziyaretleriyle tamamladı

 28 Ocak 2012 , Cumartesi  13:55
Gençlik Seferberliği Karadeniz Turu Tamamlandı
Bu yazı Haberler bölümü'nde 1.28.2012 tarihinde yayınlandı
Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Fatih Aydın’ın bizzat katıldığı ziyaretler büyük bir heyecanla karşılandı.

Aydın, yaptığı konuşmalarda gündemde olan Arap Baharı, Fransa’nın Sözde Ermeni Soykırımı İddialarını Fransa Meclisinde Kabul edilmesi, ülkemizde ve dünyada giderek artan ahlaksızlıklar, Siyonizm tarafından kasıtlı olarak insanların bilinçaltına işlenen biliş, duygu, çevre ve düzen bazındaki çeşitli ifsatlar ve Müslümanların içine düştüğü “Dünyevileşme” hastalıkları hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu.

Aydın, Arap Baharıyla ilgili olarak;
“Mısır da Tahrir meydanında 100 binler olarak meydana dökülüp despot iktidarları değiştiren kitle olmuşken, bunu bir üst seviyeye çıkararak, İslam dünyası olarak her yıl Hac mevsiminde 4 milyon 5 milyon Müslüman olarak bir araya gelmemizin dünya da ki akan gözyaşını durdurmaya yönelik olması ve İslam düşmanlarının uykularını dahi kaçırtmaya yönelik olması gerekir. İşte bunun için çok etkin olmalı ümmet olma şuuruna ermeliyiz.  Ümmet olabilmenin yegâne şartı da “İSLAM BİRLİĞİNİ” kurmaktır. Biz Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın öğrencileri olarak hocamızdan bu idealleri aldık ve inşallah hep beraber gerçekleştireceğiz.

Burada Batı’nın, Siyonizm’in iştahının temel niyetini anlamaya mecburuz. Sizlere bir örnek vermek istiyorum. Sahabe efendilerimiz Mekke de işkence altındayken Peygamber Efendimize (sav) müşrikler eli ile iktidar olma fırsatı verildi. Mekke’nin en zengini olma fırsatı verildi. Ve Mekke’nin kadınları teklif edildi. Hâşâ Peygamber Efendimiz (sav) iktidarı alsaydı, işkenceler bitseydi, zulümler kalksaydı olmaz mıydı? Değerli kardeşlerim, “Başkasının vermiş olduğu güçle güçlü olamazsınız.” Bunun için şuurlu olacağız, şuurumuzu kaybetmeyeceğiz.” dedi.

Fransa’nın Sözde Ermeni Soykırımı İddialarını Fransa Meclisinde Kabul edilmesiyle ilgili olarak;
“Batı hiçbir zaman bizimle iyi geçinmemiştir. Sadece kendi inançları/düşünceleri doğrultusunda ülkemiz üzerinde sinsice oyunlar oynamıştır. Bunları biz 40 yıldan beri anlatıyoruz, Avrupa’nın ve Birliğinin ne olduğunu milletimize defalarca anlattık. Özellikle AKP’li kardeşlerimize sesleniyoruz buradan “bunlardan dost olmaz”. Bu bir kanundur, düsturdur.

Bugün, Fransa’nın aldığı bu karar tamamen ideolojiktir, bu karar Batı’nın bilinçaltını yansıtmaktadır. Bu kararı neye göre alıyorlar akıl işi de değil. 1915 Olaylarıyla ilgili olarak bizzat Fransa arşivlerinde var olan Nisan 1915 tarihli Resmi mektupta Van Çatak’ta 6.000 Müslüman’ın öldürüldüğü yazıyor.

Yine Fransa arşivinde İskenderun Bölgesi Samandağ Bucağına bağlı yedi Ermeni köyü halkından 4083 Ermeni’nin Musa Dağı'ndan alınarak Fransız savaş gemileriyle Süveyş kanalından geçirilerek toplama kampına götürüldü yazmaktadır. Ama bu giden insanların şimdi Müslümanlar tarafından katledildiği iddiası ile Fransa soykırımı kabul etmektedir. Bu ne yaman bir çelişkidir.

Bizim kaynaklarımızdan da bir örnek olarak belirtmek gerekirse Van, Ermeni çeteleri tarafından dümdüz edilmiştir. Kars’ta 20.000 Müslüman katledilmiştir.
Bütün bu belgeler varken tamamen spekülasyona dayalı 2.200 sene önceki kemikler gösterilerek bunların 1915 olaylarında Müslümanlar tarafından öldürüldüğü iddia edilen Ermenilere aittir, yalanına kim inanır. Aslında bu mantıksızlıkları da normal karşılıyoruz. Çünkü bu soysuzluk, ihanet, yalan bunların kanında var.

Bunlar kim Allah aşkına! Hem kendileri iddia ediyor hem kendileri yargılıyor. Bunları kabul etmek mümkün değil. Bizler Osmanlıyız ve ecdadımızın vakarını korumaya da devam edeceğiz, inşallah.” dedi.

Aydın, konuşmasının devamında Müslümanların bilinçaltına işlenen unsurlarla ilgili olarak; “Düşünce kalıplarından”, ahlakın tikel ve tümel karşılıklarından, ahlak-İslam-fıtrat ilişkisinden ve maruz kalınan negatif baskı unsurlarıyla ifsada uğrayan ahlak’ın biliş, duygu, çevre ve düzen bazında bozukluklarından bahsederek; Müslümanların, İslam parametreleriyle hareket ederek hayatlarını, düşüncelerini, eylemlerini şekillendirmediği sürece Kapitalist ve dünyevi prototipli Müslüman şeklinin sadece Siyonizm’e hizmet ettiğinin vurgusunu yaptı.

Etiketler :




 
Sayfa yükleniyor. Lütfen bekleyiniz.