Fethiye Saadet'ten Şeker Özelleştirmelerine Tepki

Fethiye Saadet Partisi Ramazan Yiğit Şeker Fabrikalarının Özelleştirmelerinin Ülke Menfaatlerine Aykırı Olduğunu Söyledi

 12 Aralık 2011 , Pazartesi  21:45
Fethiye Saadet'ten Şeker Özelleştirmelerine Tepki
Bu yazı Teşkilat bölümü'nde 12.12.2011 tarihinde yayınlandı
Fethiye Saadet Partisi İlçe Başkanı Ramazan Yiğit yaptığı basın açıklamasında özelleştirilme aşamasında olan şeker fabrikalarını saydı ve bu özelleştirmelerin ülke menfaatlerine aykırı olduğunu söyledi.
Yiğit açıklamasında; “Ülkemizin gerçek gündemi çıkan her yeni olayla gizlenmeye devam etmektedir. Türkiye de hükümet, muhalefet ve onları yönlendiren işbirlikçi medya ve patronlar suni gündemler ile ülkemizdeki halkın gerçek gündemlerini gizlemektedir. Şu son şike yasası tartışmaları bile hükümet ve muhalefet patilerinin aynı odaklar tarafından nasıl yönlendirildiğini göstermektedir. Bu milletin gerçek gündemi, işsizlik ve yoksulluktur. İşsizliğe ve yoksulluğa zemin hazırlayan ekonomik politikaları uygulayan AKP iktidarı, bu işbirlikçilerin ve patronların isteklerinden vaz geçmeli ve bir an önce milli üretim ekonomisine geçmelidir. Bakın suni gündemlerle ülke uyutulurken, bu ülkede neler oluyor. Büyük çoğunluğunu Milli Görüş Lideri merhum Erbakan Hoca’nın 1970'li yıllarda Başbakan Yardımcısı ve Sanayileşmeden Sorumlu Devlet Bakanı olarak hizmete soktuğu Şeker Fabrikaları, AKP hükümeti tarafından bir bir özelleştiriliyor. İçlerinde bizzat Erbakan Hoca’nın kendisinin gidip temelini atıp, projesini yaptığı ve faaliyete geçirdiği 11 fabrikada bulunuyor. Erbakan Hoca’nın temelini attığı ve üretime geçirdiği şeker fabrikaları şöyle: Afyon, Ağrı, Bor, Çarşamba, Çorum, Van/Erciş, Ereğli, Ilgın, Kars, Muş ve Elbistan. Bölge ekonomilerin kalkınması için kurulan bu fabrikalar yıllarca yöre insanları için istihdam kapıları olmuştur. Çoğu şehir merkezinde bulunan ve arazileri oldukça değerlenen bu fabrikalar şimdi AKP hükümeti tarafından satışa çıkartılıyor. Geçtiğimiz hafta, B Portföyünde yer alan Elazığ, Malatya, Erzincan ve Elbistan ile C Portföyünde yer alan Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba Şeker Fabrikaları yapılan özelleştirme ihalesinde satışa çıkmıştı. Sırada diğer fabrikalar var.
Bu fabrikaların bizim açımızdan hem maddi hem de manevi anlamları vardır. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi milli, ekonomik ve stratejik çıkarlarımıza aykırıdır. Ülkemiz ekonomisine oldukça büyük faydaları olan bu fabrikaların satışını kabul etmek mümkün değildir. Anasol-M hükümeti döneminde Kemal Derviş aracılığıyla güçlü ekonomiye geçiş programı adı altında çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu amaçla 15 günde 15 yasa çıkarılmış ve ekonomide büyük tahribatlar yaşanmıştır. Sonuç olarak güçlü ekonomiye geçiş güçlü yıkıma neden olmuştur. Bugün söz konusu özelleştirmeler yaşanan bu sürecin neticesi olarak karşımızda durmaktadır. AKP hükümeti Derviş yasalarını harfiyyen uygulayarak buna göz yummakta, muhalefet ise sessiz kalarak bu tahribata ortak olmaktadır.
Biz sürekli olarak bunu söylüyoruz ve söylemeye de devam edeceğiz. Hükümet ve Muhalefet partilerinin kök olarak birbirlerinden hiçbir farkı yoktur. Bakın Meclise Bütün partiler AB dağılmaya yüz tutmuşken bile, AB üyesi olmak için çalışacağız diyor. Bütün partiler ABD stratejik ortağımızdır, ABD siz dış politika olmaz diyor. Bütün Partiler Faiz ekonomisini destekliyor. Bütün partiler özelleştirme yanlısı politika izliyor. En ilginci hiçbir partinin ne dış politikada nede ekonomi politikalarında bir alternatif projesi ya da teklifi olmadan, körü körüne kavgacı ve gergin siyaset yapmalarıdır.
Bu ülkenin tek kurtuluşu Milli Görüşün tek partisi SAADET Partisiyle mümkün olacaktır. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Bu vatanın öz evlatları gerçekleri görmeye başlamıştır. Kendisini kandıran Tüm işbirlikçi partilerden vaz geçecek ve kendi özüne Milli Görüşe geri dönecektir. Çünkü kurtulmak için başka çare kalmamıştır” dedi.





 
Sayfa yükleniyor. Lütfen bekleyiniz.