Çağrıda Bulunmuş, Uyarmıştık! Mehmetçiğe Domuz Eti Yedirdiler!

Bizler Bu Yasanın İlk Yürürlüğe Girdiği Günden İtibaren, Karşısında Olmuş ve Bu Konunun Düzeltilmesi İle İlgili Yetkililere Defalarca Çağrıda Bulunmuştuk.

 15 Aralık 2011 , Perşembe  19:28
Çağrıda Bulunmuş, Uyarmıştık! Mehmetçiğe Domuz Eti Yedirdiler!
Bu yazı Teşkilat bölümü'nde 12.15.2011 tarihinde yayınlandı
11 Aralık 2011 günü, Edirne 4. Mekanize Piyade Tugayında, TSK'ya mal temin eden bir firmanın ürünlerinde domuz ve at etine rastlanmasıyla birlikte, domuz ve at etinin Temmuz 2006'da Türk Gıda Kodeksinde, AB’ye uyum yasaları çerçevesinde kasaplık hayvan statüsüne alınması, bir kere daha hatırlanmış oldu. Bizler bu yasanın ilk yürürlüğe girdiği günden itibaren, karşısında olmuş ve bu konunun düzeltilmesi ile ilgili yetkililere defalarca çağrıda bulunmuştuk. Bu çağrılarımıza kulak
vermeyenler, aldıkları bu kararın ortaya çıkan bu acı sonuçta, bir katkısının olmadığına inanıyorlarsa, onları kendi vicdanları ile başbaşa bırakıyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığımız domuz etinin niçin haram olduğuna dair, bazı gerekçeleri de paylaşarak web sayfasında yaptığı açıklamada;

"Domuz etinin yenilmesi dinimizce kesinlikle yasaktır. Domuz, pis olan gıdaları sevdiği için vücudunda fazla miktarda mikrop bulunur. Bunların başında insan sağlığı için çok tehlikeli olan trişin ve tenya gelir. Modern tıp, domuz etinin birçok zararını tespit etmiştir. Daha pek çok zararı ileride daha iyi anlaşılacaktır..." demiştir.

Tüketilen gıdaların insan karakterini şekillendirdiği gerçeği, bugün kesin ve doğru bilgi olarak ortada iken, inancımızın haram kıldığı bir şeyin sadece AB'ye girebilmek adına yasal bir statüye alınmasını kim nasıl açıklayacaktır? Son zamanlardaki Helal Gıda tartışmaları gündemdeki önemini korumaya devam ediyorken, insanımızı haramların ortasında savunmasız bırakmak hangi mantığın eseridir?

Ayrıca bugün, modern tıbbın kabul ettiği ve bağımsız araştırma kuruluşları tarafından elde edilen istatistikler sonucu desteklenen bilgiler gösteriyor ki, domuz eti tüketen kişilerde, kıskançlık duygusu zafiyete uğramaktadır. Domuz etinin E vitaminini ortadan kaldırdığını, E vitamini yokluğunun erkeklerde kısırlık kadınlarda ise çocuk düşürme gibi vakaları arttırdığını, karakter ve hormonsal değişiklikleri tetiklediğini bunun da eşcinsel eğilimleri desteklediğini, artık bütün dünya kamuoyu
bilimsel verilere dayanarak kabul etmektedir. Yeni evlenen çiftlere, 3 çocuk tavsiyesini her fırsatta dile getiren bir Başbakan’ın bu gerçekleri dikkate almamasını nasıl izah edeceğiz?

Siyaset sahnesine ilk çıkışında, kıyamete kadar geçerliliğini yitirmeyecek olan "Önce Ahlak ve Maneviyat" manifestosunu milletiyle paylaşan bir hareketin mensupları olarak, bu duruma sessiz kalmamızı hiç kimse bizden bekleyemez. Bu Aziz millete inancımız tarafından haram kılınmış bir şeyi yedirme pervasızlığını milletin gözünün içine baka baka savunanlar, tarih önünde ve kamu vicdanında mutlaka hak ettikleri sonu bulacaklardır.

Bize hangi aklı başında birisi, Batı dünyasının içinde bulunduğu ahlak ve maneviyat yozlaşmasının altında, yukarıda zikrettiğimiz deliller orta yerde dururken, beslenmede gıda seçiminin ve domuz etinin bu sonuçta hiçbir katkısı yoktur diyebilir?

Bu yapılan yanlış düzenleme için, sadece kâğıt üzerinde yapılan bir değişikliktir, takılmaya, üzerinde durmaya gerek yok, kimse size zorla bunu yediremez derse, biz de onlara daha üç gün önce vuku bulan Edirne'deki Mehmetçiklerimizin içine düşürüldüğü durumu hatırlatırız.

Çok partili hayata geçişimizin sembolü olan Demokrat Parti, onlarca yaptığı olumlu ve olumsuz uygulamalara rağmen, bugün halkımız nezdinde "Ezanı aslına çeviren iktidar" olarak hatırlanır ve hayırla yadedilir. Mevcut AK Parti iktidarı ise yıllar sonra domuz etini kasaplık hayvan statüsüne alan, gıda kodeksinde ona meşruiyet kazandıran, zinayı suç olmaktan çıkaran bir iktidar olarak, acı bir şekilde anılmak istemiyorsa, bir an önce, AB’yi değil milletin inancını referans alarak bu kararlardan vazgeçmeli ve gerekli düzenlemeleri inancımıza uygun şekilde yeniden yapmalıdır.

Bizler Milli Görüşçüler olarak bu konularda olduğu gibi diğer konularda da milletimizin gözünden kaçırılan gerçekleri ısrarla anlatmaya devam edeceğiz. Herkes bilmelidir ki; bizler dünya var oldukça buradayız ve biz burada olduğumuz müddetçe milletimizin umudu, vicdanı ve sağduyusu olmayı sürdüreceğiz.

Saygılarımızla...

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı


Etiketler :




 
Sayfa yükleniyor. Lütfen bekleyiniz.